Lem’alar

Hz. Yunus’un (a.s.) kıssası anlatılarak, her insanın dünya ve âhiret hayatı için nefsiyle karşı karşıya kaldığı mücâdeleyi açıklar.




Hz. Eyyûb’un (a.s.) duasını anlatan âyet-i kerimenin bir tefsiri olup, musibet ve hastalıklara karşı sabrın önemini açıklar, asıl musîbetin küfür ve sapıklık olduğunu ispat eder.




Bekà için yaratılan ve bekàya aşık olan insan ruhunun, Cenâb-ı Hakka karşı hakikî görevini bilmekle, hem dünyada, hem de ebedî hayatında huzur ve saadeti kazanacağını açıklayan bir tefsirdir.




Ehl-i Sünnet ve Cemaat ile ehl-i Şia olan Alevîler arasındaki meselelerin hakikatini açıklar.




Te’lif edilmemiştir.







Te’lif edilmemiştir.







Fetih Sûresinin son üç âyetinin bir tefsiri olup, Kur’ân’ın mu’cizeliğini gösterir şekilde, geleceğe dair verdiği haberleri anlatır.




Kerâmet-i Gavsiye Risalesidir. Sikke-i Tasdik-i Gaybî Mecmuasında ve teksir Lem’alar Mecmuasında neşredilmiştir.







Üç önemli sorunun cevabında ruha ait bir meseleyi, ilm-i cifirle ilgili açıklamaların yalnız bir işaretle bırakılmasının hikmetini ve Vahdetü’l-Vücud meselesini açıklar ve ispat eder.




Kur’ân hizmetinde bulunan Nur talebelerinin yanlış ve hatâlarına mukabil yedikleri şefkat tokatlarını anlatır.




Sünnet-i Seniyenin ve ona uymanın önemini anlatır.




İlim adamları tarafından eleştirilen, astronomi ile ilgili bazı âyetler tefsir edilir.




Şeytanların ve çirkinliklerin kâinatta yaratılmasının hikmetini ve şeytana karşı Allah’a sığınmanın önemini tefsir eden bir risâledir.





Birinci Makamında “dünyanın öküz ile balık üzerinde olduğuna” dair hadislerin mâhiyet ve hakiki anlamları,


İkinci Makamında ise Bismillâhirrahmânirrahîm’in altı sırrı açıklanır.





Risâle-i Nur Külliyatından Sözler, Mektubât, Lem’âlar’ın On Dördüncü Lem’asına kadar olan kısmın fihristesi olup, her eserin sonunda derç edilmiştir.





Bazı önemli meselelere dair suallerin cevaplarıdır.





Notalar sûretinde yazılmış çeşitli konuları içeren bir Risâledir.





Gizli kalmış mühim bir Peygamber (a.s.m.) mu’cizesini açıklayan ve evliyânın kerametlerinin hak olduğuna kesin bir delil teşkil eden Hz. Ali’nin (r.a.) gaybî bir kerametini açıklayan Birinci Keramet-i Aleviye Risâlesi isminde bir lem’adır.





İsraftan men edip, iktisat ve kanaati emreden âyetleri tefsir eden İktisat Risâlesidir.






İslâmiyette ihlâsın en mühim bir esas olduğunun sırlarını anlatır.





İhlâs Hakkındadır. Hayırlı amellerde ve özellikle uhrevî hizmetlerde muvaffak olmanın sırlarını açıklar.





Risâle-i Nur ve hizmeti üzerine yöneltilen bir kısım suallerin cevabıdır.





Her şeyin Allah tarafından yaratıldığını, ikna edici delillerle anlatan Tabiat Risâlesidir.






Tesettür (örtünme) Hakkındadır. Tesettür Risâlesi olup, Kur’ân’ın tesettürü emreden hükümlerini açıklayan bir tefsirdir. Tesettürün insan yaratılışına da son derece uygun olduğunu, kadın fıtratının tesettürü gerektirdiğini, hem âile, hem cemiyet saadetinin bozulmasında tesettürsüzlüğün ne kadar büyük rol oynadığını açıklar.






Hastalar Risalesidir. Ehl-i imâna gelen musibetlerin aslında birer musibet olmadığını, belki Cenâb-ı Hakkın bir hatırlatması ve şefkatli bir iltifatı olduğunu gösteren, şifâ hakkındaki âyetlerin bir tefsiridir.






İhtiyarlar Risâlesi. Cemiyetin ve insan hayatının önemli bir kısmını teşkil eden ihtiyarlar ve ihtiyarlık hakkında çok lüzumlu ve güzel tesellileri ifade eden âyetlerin bir tefsiridir.




Eskişehir Mahkemesi müdafaası olup, Tarihçe-i Hayat’ta neşredildiğinden buraya yazılmamıştır.





Eskişehir hapishanesinin hatırası olup Yirmi Sekiz Nüktedir.






Arapça olarak yazılan bu Risâle tevhid delillerini gösterir. İmana dair yüksek bir tefekkürnâmedir.






İsm-i Âzamın altı nüktesini altı isimle açıklar.






Şuâlar’da neşredilen On Dördüncü Şua olup, Afyon Mahkemesi müdafâasıdır.






Risâle-i Nur’un çekirdeği hükmünde Lemeât adlı Risâle olup, Sözler mecmuasının sonunda yazılmıştır. Eski Said döneminin en son telifidir.









Kur’ân ve Hz. Muhammed’in (a.s.m.) eşsiz duâsı Cev-şen’den ilhâmen kaleme alınan ve Cenâb-ı Hakk’ın varlığına, birliğine bütün varlık âlemini kuşatan bin bir Esmâ-i Hüsnâsına, âhiret âlemlerine işaret eden sayısız delil ve şahitleri gösteren bir Risâledir.






Bu Risale-i Münâcât, hem vücûb-u vücud, hem vahdet, hem ehadiyet, hem haşmet-i rububiyet, hem azamet-i kudret, hem vüs’at-i rahmet, hem umumiyet-i hâkimiyet, hem ihata-i ilim, hem şümul-ü hikmet gibi en mühim esasat-ı imaniyeyi hârika bir îcaz içinde fevkalâde bir kat’iyet ve hâlisiyet ve yakîniyet ile ispat eder. Haşre işârâtı ve bilhassa âhirdeki şiddetli işârâtı çok kuvvetlidir.